1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE
    ALANYA

DOSYA NO : 2022/-E.

DAVALI :
VEKİLİ : Av. SANCAR AKIŞOĞLU -UETS-

DAVACI :
VAKİLİ : Av

KONU : İşbu dosya kapsamında ikame edilen bilirkişi raporuna karşı itirazlarımızın sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR
Yukarıda bilgileri yazılı dosyada 31/01/2024 tarihli bilirkişi raporu tarafımıza tebliğ edilmiş olup; yasal süresi içerisinde itirazlarımızı mahkemenize sunuyoruz. Mahkemenizce talep edilen ve bu doğrultuda ikame edilen işbu bilirkişi raporu, usul ve yasaya aykırı olacak şekilde eksik inceleme barındırmaktadır. Şöyle ki;
Davacı tarafın da dava dilekçesinde değindiği üzere müvekkil ile davacı taraf karı koca olup, Alanya….. Aile Mahkemesi 2017/……Esas ve 2018/………..K. Sayılı dosyası ile boşanmışlardır. Davaya konu olan ve dava dilekçesinde anılan taşınmaz evlilik birliği içerisinde edinilmiş olup; müvekkil ile davalı tarafın ortak edimleridir. Buna ilişkin yine ALANYA ………AİLE MAHKEMESİ 2019/………….-ESAS SAYILI DOSYASI İLE MAL REJİMİNİN TASFİYESİ İÇİN DAVA AÇILMIŞ OLUP; HALEN DERDESTTİR. Hal böyle olunca müvekkilin davacının rızası dışında işgalci olarak oturduğundan bahsetmek mümkün değildir. BAHSİ GEÇEN DOSYANIN ÖNCELİKLE BEKLETİCİ MESELE YAPILMASI GEREKMEKTEDİR.
DAVALININ TAŞINMAZI KULLANIMININ KÖTÜNİYETLİ OLDUĞU KABUL EDİLEMEZ. BU NEDENLE, DAVACININ ECRİMİSİL VE MÜDAHALENİN MENİ TALEPLERİNİN REDDİ GEREKMEKTEDİR.
Bilindiği üzere, ecrimisil davası, haksız işgal tazminatı olan ecrimisilin geriye dönük olarak hesaplanarak haksız yere bir malı kullanandan alınarak hak sahibine verilmesi için açılan bir dava olarak tanımlanmaktadır. Ve yine, Ecrimisil davasının açılabilmesi için haksız malı kullanan kişinin, mal sahibinin rızası dışında malı kullanması ve kötüniyetli olması gerekmektedir.
Dava konusu olayda, davalının kötüniyetli oluduğu iddia edilemez. Şöyle ki,
YİNE MÜVEKKİLİN BAHSİ GEÇEN DAVA KONUSU TAŞINMAZDA İŞGALİ SÖZ KONUSU DEĞİLDİR. MÜVEKKİLİN İKAMET ETTİĞİ TAŞINMAZ DAVACI TARAFLA EVLİLİK BİLİĞİ İÇERİSİNDE İKAMET ETTİKLERİ EVDİR. HAEN MÜŞTEREK ÇOCUK İLE BİRLİKTE İKAMET ETMEYE DEVAM ETMEKTEDİR. İŞBU TAŞINMAZA İLİŞKİN DE DAVACIYA HERHANGİ BİR TAHSİS KARARI BULUNMAMAKLA BİRLİKTE; MEZKUR AİLE MAHKEMESİ DOSYASI DA KESİNLEŞMEMİŞTİR. BU SEBEPLE MÜVEKKİLİN İŞGALCİ OLDUĞUNDAN SÖZ EDİLEREK DÜZENLENEN VE HESAP YAPILAN BİLİRKİŞİ RAPORUNUN KABULÜ MÜMKÜN DEĞİLDİR.
Davacı tarafın sözlü şekilde taşınmazın işgaline son verilmesini istedikleri beyanları gerçek dışıdır. Ayrıca Alanya ……… Noterliği ……… yevmiye numaralı 0………….tarihli ihtarname ile müvekkilin tahliyesi istenmesi, yukarıda anılan mal paylaşımı davasında delil etmek ve müvekkile mobbing yapmak amaçlı gönderilen bir ihtarnamedir. Kaldı ki; ihtarnamenin gönderildiği tarih olan ………… tarihi ile dava tarihine kadar geçen uzun süre de müvekkil ile davacı arasında taşınmazın kullanılması yönünde anlaşıldığının ve davacının bu durumu zımnen kabul ettiğinin göstergesidir.
Yine müvekkil dava konusu taşınmazı yıllardır kullanmakta ve davacının rızası ve bilgisi dahilinde ikamet etmiştir. Kaldı ki, taşınmaza birçok tadilat, bakım ve onarım müvekkil tarafından yapılmıştır. İşbu davaya kadar, müvekkil tarafından yapılan harcamalara ve uzun süredir ikamet ettiği eve herhangi bir itiraz gelmemiştir.
Davacı taraf işbu davayı müvekkil aleyhine açmada kötüniyetlidir. Gerek mal paylaşımı davasının devam etmesi , gerekse taşınmazın değerinin çok yükselmesi sebebi ile ondan maddi açıdan haksız olarak yararlanmak istemesi davacının açıkça kötüniyetli olduğunu açıkça göstermektedir. Dava konusu taşınmazın değeri son dönemlerde ve piyasa koşullarında oldukça yükselmiştir. Hal böyle olunca davacı tarafça haksız ve kötüniyetli olarak işbu davayı müvekkile karşı açamaya teşvik etmiştir. Kaldı ki yıllardır müvekkil daireyi kullanmakta ve bu duruma karşı en ufak hukuki bir yola davacı tarafça girilmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle müvekkilin kötüniyetli olmadığı ortadadır. TMK 995 madde gereğince kötüniyetli olmayan müvekkil aleyhine de ecrimisil ödenmesi yönünde karar kurulması yerinde olmayacaktır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15.12.2010 tarihli ve 2010/5-662 E., K:2010/651 K. sayılı kararına göre; “Burada, davranışların haksız olması ve bir hakka dayanmaması yeterli olup, kusurun bulunması gerekli değildir. Malikin, mülkiyet hakkını, engellemenin varlığını ve nedensellik bağının bulunduğunu ispatlaması gerekli ve yeterlidir.” Ancak davacının iddiaları ile mevcut durum arasında herhangi bir nedensellik veya herhangi bir illiyet bağı bulunmamaktadır.
KABUL ANLAMINA GELMEMEK KAYDIYLA, ECRİMİSİL BEDELİ FAHİŞTİR.

Taşınmazın bulunduğu mevki dikkate alındığında bilirkişi nezdinde de tespit edilen şu hususlar taşınmazın ecrimisil tazminatın yıllara göre aylık bedeli raporda belirtilen bedelin  altında olmalıdır.
 Nitekim; emsal kira bedelleri dikkate alındığında taşınmazın bulunduğu konum  talep gören bir konumda değildir. Nitekim Bilirkişi nezdinde tespiti yapılan evin de yaşı, bakımsız oluşu raporda tespit edilen ecrimisil bedelinin yüksek olduğunu açıkça oraya koymaktadır. Öte yandan davacı tarafından talep edilen ecrimisil talebi fahiştir. Zira Ecrimisil tespit edilirken; emsal kira sözleşmeleri ve/veya ecrimisil bedelleri esas alınmalı, kira taşınmaz ve emsalleri tek tek incelenmeli, dava konusu yer ile ilgili olarak kira parasını belirleyen tüm etkenler karşılaştırılmalı, emsal kira bedellerinin niçin emsal olduğu ve/veya olmadığı açıklanmalı, dava konusu taşınmazın yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira parası belirlenmeli ve bu hususlar dikkate alınarak hak ve nesafete uygun bir bedele hükmedilmelidir. Ayrıca kiralanan taşınmaz yanında, çevredeki emsalleri de tek tek gezilip incelenmeli, kiranın tespitine etki edecek tüm unsurlar ve taraf savunmaları tek tek irdelenmeli, kira bedeli, somut gerekçeler ışığında adil ve aşırı olmayan, hak ve nesafete uygun olarak hakkaniyete uygun miktarda, hakimce saptanmalıdır. (Yargıtay3.H.D.15.05.2008- 2008/6442 E.2008/9068)

HUKUKİ SEBEPLER : TMK , TBK, HMK, ve sair mevzuatlar.
HUKUKİ DELİLLER : taşınmaz tapuları, tanık beyanları, bilirkişi, keşif, yemin , her türlü sair deliller.

TALEP ve SONUÇ

Yukarıda açıkladığımız nedenler ile,

1-) DAVANIN REDDİNE;
2-) Müvekkilin kötüniyetli olmaması sebebi ve zamanaşımı sebebi ile davacının ECRİMİSİL TALEBİNİN REDDİNE;
3-) Mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda fahiş ecrimisil tespitli Bilirkişi raporunun tekrar bir bilirkişiye tevdine,
4-) 1136 Sayılı Avukatlık Kanununun 4667 Sayılı Kanunla değişik 164/son fıkrası uyarınca karşı taraf vekalet ücretinin Avukat olarak adımıza hükmedilmesine
karar verilmesini müvekkilimiz adına bilvekale arz ve talep ederiz.

            DAVALI VEKİLİ

            Av. SANCAR AKIŞOĞLU
Previous PostNext Post

Related Posts

Leave a Reply

DANIŞMA HATTI