Uygulamada usulsüz tebligat hususunda çok sık problemler çıkmaktadır. Tebligat Kanunu Madde 21/1’e göre tebligatta şu unsurlar birlikte yer almalı ve tebligat memurları sıralı işlemlere riayet etmelidir:
1) Muhatabın bilinen en son adresine çıkartılan tebligatın muhatap ya da onun adına tebellüğe yetkili kimselerin adreste bulunmamaları ya da tebellüğden imtina etmeleri,
2) Tebligatın muhtar, ihtiyar heyeti azası ya da zabıta imzasına teslim edilmiş olması,
3) Gerçekleşen tüm bu hususların (adreste bulunamama nedeni, haber verilenin sıfatı ile ismini, tebligatın teslim edildiği makam ile haber verilen kişinin kim olduğu) hem tebligatı içeren belgeye hem de kapıya yapıştırılacak ihbarnameye anlaşılır bir şekilde yazılmış olması,
4) En yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya tebligatı alacak şahsa haber vermesi hususunun bildirilmesi,
5) Muhatabın kapısına ihbarname yapıştırılmış olması.
Bu unsurlardan herhangi biri doğru bir şekilde gerçekleştirilmez ise Tebligat Kanunu 21/1 usulsüz tebligat halleri oluşacaktır.
Ayrıca muhatabın adreste bulunmaması geçici, kısa süreliğine olması gerekir. Usulsüz tebligat Yargıtay kararları ışığında madde 21/1’e göre tebligat yapılabilmesi için postacının, muhatabın adresine dağıtım saatinden sonra dönüp dönmeyeceğini araştırması gerekmektedir. Döneceği yönünde bilgi edindiğinde tebligatı muhtara teslim edebilecektir. Söz konusu araştırmayı yapmadan tebligatı muhtara teslim ederse, muhtara yapılan usulsüz tebligat hali oluşturacaktır.
