ALANYA NÖBETÇİ SULH CEZA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE;
İDARİ YAPTIRIMA
İTİRAZ EDEN :
ADRES :
İTİRAZA KONU TUTANAĞIN
TANZİM TARİHİ : 30/04/2024
İTİRAZA KONU TUTANAĞIN
TEFHİM TARİHİ : 10/05/2024
İTİRAZ KONUSU OLAN
İDARİ YAPTIRIM :Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’nün tutanak seri numaralı, ………. tarihli trafik idari para cezası tutanağının itirazen iptali talebidir.
AÇIKLAMALAR
Hakkımda düzenlenmiş idari para cezası yasaya aykırıdır. Şöyle ki;
Müvekkilim adına kayıtlı ………….. tescil plakasına kayıtlı hususi motosikletin, * Karayolları Trafik Kanununun 78/1 B maddesi hükmüne istinaden “ koruyucu tertibat kullanmama" * Karayolları Trafik Kanununun 47/1 A maddesi hükmüne istinaden “ Trafik işaret ve kurallarına uymama,
* Karayolları Trafik Kanunu`nun 46/2 H maddesi hükmüne istinaden “ Trafik akışına engel olma, ters yola girme,
gerekçesiyle gıyabımda kesilen ekte sunulu 30.04.2024 tarihli, toplam 8635- TL. bedelli trafik cezası tutanağı düzenlenmiştir. Adıma düzenlenen bu haksız ve her türlü hukuki dayanaktan yoksun trafik cezası henüz tarafıma tebliğ edilmemiş olup; e devlet marifetiyle tarafımca öğrenilmiştir.
Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri olan ve TCK’nın 2. Maddesinde de zikrolunan ‘’suçta ve cezada kanunilik’’ ilkesinin sonuçlarından biri olan ilke “BELİRLİLİK”tir. Bu ilkeye göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Birey ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını belirler. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. BİREY, HANGİ EYLEMLERİN SUÇ OLUŞTURDUĞUNU VE YAPTIRIMLARIN NELER OLDUKLARINI BİLMEK HAKKINA SAHİPTİR. Bu sonuç, devletin cezalandırma hakkını kullanırken, bireye gerekli saygıyı göstermek yükümünü de yüklemektedir. Bu saygı, suç olarak düzenlenen eylemleri önce yasayla yapmak, sonra da böyle bir düzenlemeye konu olmayan eylemleri cezalandırmamaktır. Aynı sonuç, suç karşılığı uygulanacak yaptırımların da yasalarda belirtilmesi ile pekiştirilmektedir.
İş bu tutanak gıyabımda düzenlenmiş olup, haksız ve hukuki mesnetten yoksundur. Söz konusu ceza tutanağında araç sürücüsünün imzası bulunmamakta olup, iş bu eylemin gıyapta yapılması idari işlemin açıklığı ve kanunilik ilkelerine aykırıdır. Zira aracın kim tarafından kullanıldığı belli değildir. Ceza tutanağı, cezaların şahsiliği açısından değerlendirildiğinde hukuka aykırılık teşkil etmektedir. İlgili ceza tutanağından anlaşılacağı üzere tutanak üzerinde tarafıma ait bir imza veya imzadan imtina ettiğine dair bir şerh bulunmamaktadır. Bununla birlikte aracın ceza tutanağına konu olay ve tarihte benim tarafından idare edildiğini belirten hiçbir yasal dayanak da bulunmamaktadır. Ayrıca tutanakta yer alan cezaya sebep olan ihlallerin yapıldığını gösterir herhangi bir delil de bulunmamaktadır. Belirtilen gün ve saatte aracın belirtilen ihlallerin yapıldığını göster,ir fotoğraf veya mobese görüntüsü gibi görsel hiçbir delil yoktur.
Kaldı ki; tutanağın düzenlendiği gün ve saatte şahsım tanzim yerinde değildir. Olayın olduğu iddia edilen yerde ben hiçbir şekilde bulunmadım. Tarafıma ait olan 0532 440 94 14 numaralı telefonumdan, tanzim tarihinde baz istasyonu sinyallerinin araştırılması halinde tarafımın tutanağın tanzim edildiği yerde bulunmadığı aşikardır. Bu sebeple hiçbir yasal dayanağı bulunmayan bu cezanın kaldırılması gerekmektedir.
HAKKIMDA KESİLEN TRAFİK CEZASINA İLİŞKİN GÖRÜNTÜ DELİLLERİ DE MEVCUT DEĞİLDİR. Müddei iddiasını ispatla mükelleftir. Diğer yandan trafik polisince düzenlenen trafik ceza tutanağı aksi sabit oluncaya kadar geçerli bir resmi belgedir. Bu özelliği gereği kesin delil niteliğindedir. Yani aksini kanıtlama yükümlülüğü suçlanan kişiye yüklenmiştir. Oysa bu durum, YARGILAMA HUKUKU İLKELERİNE UYMAMAKTADIR. Yargılama hukukunda öncelikle olağan bir durumun aksini iddia eden bu iddiasını ispat ile yükümlüdür. Gıyabımda kesilen idari para cezasının bu yönden de iptali gerekir. Çünkü yeri, zamanı ve ceza maddesi HAYALİ şekilde yazılan trafik cezalarının hukuki olması mümkün değildir.
HUKUK DEVLETİNİN BİR ERKİ OLAN İDARENİN GÖREVİ, ÖNCELİKLE BİREYLERİN KURALLARI İHLAL ETMESİNİ BEKLEYİP CEZALANDIRMA YOLUNA GİTMESİ DEĞİL, KURALLARA UYGUN DAVRANMA DÜZEYİNİ VE ALIŞKANLIĞINI GELİŞTİRMEK OLMALIDIR. Bu husus ‘’İyi İdare İlkeleri’’nin de bir gereğidir. Keza idarenin (Yürütmenin) iyi idare ilkeleriyle bağlı olması da hukuk devletinin bir gereğidir. Nitekim ülkemizin de üyesi olduğu Avrupa Konseyinin Bakanlar Komitesinin 20 Haziran 2007 tarihli ve 999 sayılı Bakan Temsilcileri toplantısında, ‘’İYİ İDARE KONUSUNDA ÜYE DEVLETLERE CM/REC (2007) 7 SAYILI TAVSİYE KARARI ‘’ kabul edilmiştir.
TESCİL PLAKASINA CEZA KESİLMESİ HUKUKA AYKIRIDIR.
Tescil plakasına ceza kesildiği takdirde eylemin hangi gerçek kişiden sadır olduğu belli değildir. Tarafıma gönderilen idari para cezası tutanağından ise aracın kim tarafından kullanıldığı belli değildir. İdari para cezasının kesilebilmesi için plakanın olması yeterli olmayıp ihlal anında aracı kimin kullandığının da bilinmesi gerekmektedir.
İşbu tutanak ile tescil plakasına ceza kesilmiştir. Fakat eylemin gerçekleştiği iddia edilen esnada aracın sürücüsünün kim olduğu belli değildir, tutanakta da belirtilmemiştir. Dolayısıyla araç malikinin aracı kullanıp kullanmadığı hususunda şüphe mevcuttur. İlliyet bağının ne suretle gerçekleştiği belirtilmeden tescil plakalarına ceza ve suç tutanağı düzenlenerek, tescil plakası sahibine idari para cezası verilmesi cezaların şahsiliği ilkesine aykırıdır. Anayasa ve ceza hukukunun genel ilkeleri, kişilere ceza verilebilmesini yasada belirtilen hukuka aykırı eylemin o kişi tarafından gerçekleştirilmiş olduğunun da kanıtlanmasını zorunlu kılmaktadır.
TARAFIMIN İŞBU TUTANAKTAN DOLAYI CEZALANDIRILMASI CEZALARIN ŞAHSİLİĞİ İLKESİNE VE ŞÜPHEDEN SANIK YARARLANIR KURALINA AYKIRIDIR.
Dava konusu tutanak ile tescil plakasına ceza kesilmiştir. İdari para cezasında belirtilen aracı kimin kullandığına ilişkin herhangi bir delil bulunmamaktadır. Söz konusu araç gerçek bir kişi adına kayıtlı olmadığı gibi tutanakta belirtilen tarihte aracı kimin kullandığı da belli değildir. İlliyet bağının ne suretle gerçekleştiği belirtilmeden ve herhangi bir delil beyan etmeden tescil plakalarına tutanak düzenlenerek tüzel kişiliğe idari para cezası verilmesi cezaların şahsiliği ilkesine aykırıdır. Anayasa ve ceza hukukunun genel ilkeleri, kişilere ceza verilebilmesini yasada belirtilen hukuka aykırı eylemin o kişi tarafından gerçekleştirilmiş olduğunun da kanıtlanmasını zorunlu kılmaktadır. Bu durumlar göz önüne alındığında müvekkil şirketin ceza konusu eylemi gerçekleştiremeyeceği, dolayısıyla işlemediği bir suç yüzünden ceza ödemek zorunda bırakıldığı açıkça ortadadır.
ÖTE YANDAN CEZA TUTANAĞINDA HERHANGİ BİR İMZAM OLMAMASINA RAĞMEN, ARAÇ SÜRÜCÜSÜNÜN BEN OLMAMAMA RAĞMEN ARKADAN PLAKAYA YAZILI CEZA SEBEBİ İLE SADECE RUHSAT SAHİBİ OLMAM YÜZÜNDEN 80 PUAN EHLİYETİMDEN PUAN SİLİNMESİ HAKKANİYET İLKESİNE AYKIRI BİR DURUMDUR. TARAFIMCA ARAÇ KULLANILMAMIŞ VE HERHANGİ BİR KURAL İHLALİ YAPMAMAMA RAĞMEN YALNIZCA RUHSAT SAHİBİ OLMAM SEBEBİ İLE EHLİYET PUANIMIN SİLİNMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR. CEZALARIN ŞAHSİLİĞİ İLKESİ GEREĞİ BAHSİ GEÇEN PUAN SİLME İŞLEMİNİN TRAFİK KURALLARINI İHLAL EDEN SÜRÜCÜYE UYGULANMASI GEREKMEKTEDİR. TUTANAKTA DA BU İHLALİ GERÇEKLEŞTİREN TESPİT EDİLMEMİŞTİ.R BU YÖNDE DE SOMUT HİÇBİR DELİL BULUNMAMAKTADIR. BU SBEPLE İTİRAZLARIMIZ NETİCESİNDE İŞBU TUTANAĞIN İPTALİ VE SİLİNEN EHLİYET PUANLARININ İADESİNE KARAR VERİLMESİ GEREKMEKTEDİR.
Sonuç olarak, bahsi geçen cezanın, sadece ve sadece cezayı yazan memurun inisiyatifine bırakılarak, herhangi bir ispat ve delile dayandırılmaksızın (örneğin mobese kaydı) haksız yere kesilmiş olması nedeniyle iş bu ceza ve tutanağın iptali için sayın mahkemenize başvurma zarureti hasıl olmuştur.
HUKUKİ NEDENLER : İlgili mevzuat.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz olunan nedenlerden dolayı itirazın kabulü ile yasalara aykırı olarak düzenlenen ……… tutanak seri numaralı, …………..tarihli Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanağının ve para cezasının iptaline karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.
İtiraz Eden.
EKLER :
1-İtiraza konu Alanya Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’nün ……….. tutanak seri numaralı, ………..tarihli trafik ceza tutanağı fotokopisi.
2-Kimlik fotokopisi
3-Ruhsat fotokopisi
4-Sürücü belgesi
