1) Dava, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmalıdır. Alacaklıya borçlunun itirazı tebliğ edilmedikçe dava açma süresi başlamaz.

2) İtirazın iptali davası açıldığı anda icra hukuk mahkemesinde derdest bir itirazın kaldırılması talebi olmamalıdır. Fakat, itirazın kaldırılması talebi reddedildiği takdirde yine itirazın tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davası açılabilir. Ancak Yargıtay’ın bu durumda dahi itirazın iptali davası açılamayacağına dair kararları da bulunmaktadır.

3) İtirazın iptali davası 1 yıllık hak düşürücü süreden sonra açılmış ise davanın reddi ya da tahsil davası olarak devamı yönünde Yargıtay’ın çelişkili kararları bulunmaktadır. Bu hususa dikkat edilmelidir.

4) İtirazın iptalindeki 1 yıllık hak düşürücü süreyi kaçıran alacaklı genel hükümlere göre alacak davası açabilir.

5) İtirazın iptali davası açılmadan önce koşulları varsa dava şartı arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekmektedir.

6) İcra hukuk mahkemesi tarafından takibin iptaline ya da ödeme emrinin iptaline dair karar verilmiş ise itirazın iptali davası da konusuz kalır.

7) Dava, genel hükümlere göre görülür ve dava genel mahkemelerde açılır. Burada mahkemenin görevine ve yetkisine dikkat edilmelidir.

8) İtirazın iptali davası takip hukukunu ilgilendirmesinin yanısıra maddî anlamda kesin hüküm teşkil eder.

9) Dava kabul edilirse, alacaklı davanın kesinleşmesi beklenmeksizin takibine devam eder. Borçlu itirazında haksız ise ve alacaklı/davacının da istemi üzerine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilir. Tabi bildiğiniz üzere bu, uygulamada %20’ye fikslenmiştir. Alacaklı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun kötüniyetli olması şart değildir. Talep olmadan icra inkâr tazminatına hükmedilemez. İcra inkâr tazminatı yalnızca asıl alacağa uygulanacağından fer’iler (faiz, gecikme tazminatı vb.) için icra inkâr tazminatı istenemez.

10) Dava reddedilirse, davanın kesinleşmesiyle alacaklının açmış olduğu icra takibi iptal olur. Borçlunun istemi üzerine alacaklı %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilir. Borçlu lehine kötüniyet tazminatından söz edebilmek için alacaklının kötüniyetli olması gerekir.

11) İcra inkâr tazminatından söz edebilmek için alacağın likit olması gerekmektedir. Örneğin haksız fiilden kaynaklı alacaklar kural olarak likit olmadığından bu alacaklar bakımından icra inkâr tazminatına hükmedilemez.

12) Takip sonradan konusuz kalsa bile icra inkâr tazminatına hükmedilir.

13) Takip kural olarak mirasçıların tamamı tarafından açılmalıdır. Çünkü mirasçıların somut ve belirli payı bulunmamaktadır.

14) Tüzel kişiliği bulunmayanlar hakkında takip yapılamayacağından itirazın iptalinin de reddine karar verilmesi gerekir.

15) İtirazın iptaline dair ilâm dayanak icra takibine eklenmeli ve yeni icra takibi açılmadan önceki takipten icraya devam edilmelidir. Bu takipten borçluya yeni bir icra emri gönderilmelidir.

Related Posts

Leave a Reply

DANIŞMA HATTI