Soyadı; herkesin aile bağını gösteren, kişinin öz adıyla birlikte kullandığı ve öz adından sonra gelen aile adıdır.
Kadının Soyadına ilişkin düzenlemeler, 4 Ekim 1926 Tarihinde yürürlüğe giren ve kadının Türk toplumundaki hukuki statüsünü ve haklarını nispeten belirleyen 743 sayılı Medeni Kanun’un 153. ve 141. maddeleri ile getirilmiştir.
Kanunun 153. maddesi önce; “Kadın, evlenmekle kocasının soyadını alır.” şeklinde düzenlenmiş olup daha sonra maddenin bu sertliği birtakım tepkilere neden olmuş ve 14.05.1997 tarihli 4248 sayılı Kanunla maddeye yeni bir fıkra eklenmek suretiyle söz konusu madde ile evlenen kadının dilerse, evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı bir başvuru ile kocasının soyadı önünde evlenmeden önceki soyadını da kullanabileceği, ancak daha önce iki soyadı kullanın kadınlar için bu haktan sadece bir soyadı için yararlanabileceği kabul edilmiştir.
Aynı Kanunun 141. maddesi de kadının soyadının boşandıktan sonraki durumuna karar vermiş ve “Boşanan kadın evlenme ile kazandığı kişisel durumu korur, ancak; bekarlık soyadını yeniden alır. Şayet boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceği sabit olursa, talebi üzerine hakim, kocasının soyadını taşımasına izin verir. Koca, şartların değişmesi halinde bu iznin kaldırılmasını isteyebilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Kanunun düzenlendiği yıllar itibariyle kadına o döneme kadar hiç sahip olmadığı hakları tanımış olması neticesiyle 743 Sayılı Medeni Kanun bir devrim niteliğinde sayılmış ve bu soyadı düzenlemeleri o yıllar için gözebatan sorunlar olarak görülmemiş olacak ki daha sonra birçok yeni düzenleme getiren 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda da bu değişikliklere yer verilmemiştir.
1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda da kadının soyadına ilişkin;
III. Kadının soyadı
Madde 187- Kadın, evlenmekle kocasının soyadını alır; ancak evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuruyla kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabilir. Daha önce iki soyadı kullanan kadın, bu haktan sadece bir soyadı için yararlanabilir.
IV. Boşanan kadının kişisel durumu
Madde 173- Boşanma hâlinde kadın, evlenme ile kazandığı kişisel durumunu korur; ancak, evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Eğer kadın evlenmeden önce dul idiyse hâkimden bekârlık soyadını taşımasına izin verilmesini isteyebilir. Kadının, boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceği ispatlanırsa, istemi üzerine hâkim, kocasının soyadını taşımasına izin verir. Koca, koşulların değişmesi hâlinde bu iznin kaldırılmasını isteyebilir.
şeklinde düzenlemeler korunmuştur.
Ancak bu düzenlemeler kadın haklarının her geçen gün artan mücadelesi karşısında yeterli gelmemeye başlamıştır. “Sevim Akat Ekşi”nin evlenmekle Türk Medeni Kanunu’nun 187. Maddesi uyarınca kocasının soyadını almak zorunda kalmasının İnsan Haklarına aykırı olduğunu belirterek nüfus kaydının düzeltilerek kocasına ait olan soyadının kaldırılmasını talep etmesi ile Anayasa Mahkemesi tarafından verilmiş olan 2013/2187 sayılı karar sayesinde soyadı düzenlemelerinde yeni bir gelişme kaydedilmiştir. Yerel Mahkeme tarafından Sevim Akat Ekşi’nin talebi reddedilmiş ve davacı kadın kararı temyiz etmiştir. Ancak Yargıtay da bu talebi kabul etmeyip kararı onamış ve böylece iç hukuk yolları tüketilmiştir. Daha sonra davacı, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkını kullanmış ve Anayasa Mahkemesi tarafından 19.12.2013 tarihli 2013/2187 sayılı kararı ile bu başvuru haklı bulunmuş, hükmün “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne” aykırı olduğuna karar verilmiştir.
Kadınların evlendikten sonra herhangi bir dava sürecine gerek olmaksızın yalnızca kendi soyadını kullanabilme hakkı anlamına gelen Anayasa Mahkemesi Kararı Resmi Gazete’de 28/04/2023 tarihinde yayınlanmış olup söz konusu kararın bu tarihten başlayarak 9 ay sonra yürürlüğü gireceğine karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi’nin bu son kararı ile kadınların soyadı düzenlemelerine ilişkin uzun yıllardır süren mücadelelerinde nihai aşamaya gelindiğini ve en temelinde soyadı bağlamında erkeklerle eşit haklara sahip olduğunu söylemek mümkündür.
